sözcü gazetesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sözcü gazetesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mayıs 2010 Salı

...VE BAYKAL GiTTi

Baykal istifa etti, kurultaya şunun şurasında iki hafta var. Kurultayda üye olmayacağım da dedi ama yetmedi. Bir türlü ikna olmayanlar şüphe kazanlarını kaynatmayı ısrarla sürdürüyor. Ben söyleyeyim! Baykal bu kurultayda partinin başına dönmeyecek. Çünkü Kurultay kurallarına göre Başkan seçilebilmesi için adaylık başvurusunun bizzat kendisi tarafından yapılması gerekiyor. Oysa o "başvurmayacağım" dedi. Daha toto oynamanın anlamı var mı?

AKP’Yİ HEDEFE KOYDU
Baykal kürsüye geldiğinde gerginliği yüzünden okunuyordu. Lafı hiç uzatmadan direkt konuya girdi. Konuşmasının başından sonuna bunun bir AKP komplosu olduğunun altını çizdi.Ve en sonunda da “Bunun bir bedeli varsa, bu da CHP genel başkanlığından ayrılmaksa bunu yapıyorum. Bu kaçmak anlamına gelmez. Tam tersine bu bir meydan okumadır. Bu anlayışla bugün CHP genel başkanlığından istifa ediyorum” dedi.
GÜLEN’E MESAJ
Baykal’ın en ilginç sözleri ise ABD’ye yaptığı göndermeydi. “Pensilvanya’dan aldığım mesajların samimiyetine inanıyorum” diyerek bu komployu Fethullah Gülen’in yaptığına inanmadığının altını çizdi. Ardından bütün sorumluluğun AKP iktidarına ait olduğunu dile getirdi. Baykal’ın dikkat çekici bir başka açıklaması ise “Partinin önünü tıkıyor” diyenlere oldu: “Önünüz açıldı” imasında bulundu. Baykal kasetin gerçek olup almadığına dair bir açıklama yapmadı.
BU BİR KOMPLODUR
Baykal şöyle konuştu:Günlerdir beklenen değerlendirmemi ve kararımı açıklıyorum. Bu bir kaset olayı değildir. Bir komplodur. Komplo hukuk dışı ahlak dışı bir tertip demektir. Bir komplo yaparken, insanların en korunaksız görüntülerini alırsınız kesersiniz biçersiniz montaj yaparsınız çarpıtırsınız. Duvarlara gizli kameralar yerleştirirsiniz. Haneye tecavüz edersiniz. Bunu siyaset yapmak için düzenlemişlerdir. Ahlaklarına vicdanlarına uygun bir siyaset.
İKTİDAR GÜCÜ OLMADAN YAPILAMAZ: Yıllardır bekletilen bir kaset yoktur. Bir komplo imal edilmiştir. Taze iki haftalık bir komplo vardır. Komplo tezgahı malzemeleriyle çekimleriyle günceldir. İktidar gücü seferber edilmeden, muhalefet başkanına karşı bu kadar fütursuzca yapılması mümkün değildir. İktidar zirvesinin bilgisi ve onayı olmadan son iki hafta içinde hazırlanıp piyasaya sürülmesi söz konusu bile olamaz.
AYIPLAR GİBİ YAPANLAR KOMPLOYU YAPANLARDIR:
Ana muhalefet liderine yönelik bu kadar kaba ahlaksızlık, bugünlerde iktidarın onayı olmadan gerçekleştirilemez. Komployu ayıplar gibi yapanlar, aslında bizzat ayıbı işleyenlerdir.
FETHULLAH GÜLEN’E GÖNDERME:
Ama ABD’den Pensilvanya’dan aldığım mesajlara da inanıyorum. O mesajların samimiyetine inanıyorum.
BANA DA BİR GÖREV DÜŞÜYOR:
Bu tablo karşısında bana da bir görev düştüğünün farkındayım. Bu hukuksuz ve ahlaksız komplo nedeniyle kimsenin beni sorgulamasına izin vermeyeceğim. Bunun bir bedeli varsa, bu da CHP genel başkanlığından ayrılmaksa bunu yapacağım.
MEYDAN OKUYORUM, İSTİFA EDİYORUM:
Bu kaçmak anlamına gelmez. Tam tersine bu bir meydan okumadır. Bu anlayışla bugün genel başkanlıktan istifa ediyorum . Ben herkese hakkımı helal ediyorum. Umarım siz de helal edersiniz.
CHP İÇİNE VE DIŞINA MESAJ:
Bu komplonun hedefi sadece ben değilim, aynı zamanda CHP’dir. CHP de bu kirli tezgahlar karşısında yolunu seçmek zorundadır. Bu Türkiye siyasetini ve CHP’yi yeniden tanzim etmek isteyenlere imkan tanıyacak. Hem de CHP’ye bu komplo ile hesaplaşma fırsatı verecektir.

EVRENSEL
E-MİZAH

1 Mart 2010 Pazartesi

NE VAR, NE YOK - SÖZCÜ


Başbakan'ın mutat üzere medya patronlarına, “Atın o sütun yazarlarını işten!” mesajı içeren konuşması çıktı.

12 Şubat 2010 Cuma

10 Kasım 2009 Salı

SAYGI VE SEVGİYLE ANIYORUZ...


Son günlerde internette dolaşan ilginç bir cümle :
''Ülkemizin insanları ışığa tutulan para gibidir. İçinde Atatürk yoksa sahtedir!''

6 Kasım 2009 Cuma

ENGİN ASYALI - SÖZCÜ GAZETESİ


Engin Asyalı'nın 6 Kasım Cuma günü Sözcü gazetesinde yayınlanan karikatürü...

31 Ekim 2009 Cumartesi

E-PAZAR -9- AÇLIK

HAFTANIN KARİKATÜRÜ
HAFTANIN FOTOĞRAFI
Bu fotoğraf 1994'de Sudan'daki kıtlık sırasında çekildi ve fotoğrafçı Kevin Carter'a Pulitzer ödülünü kazandırdı...

Çocuk emekleyerek 1 km. ötedeki Birleşmiş Milletler yemek kampına gitmeye çalışıyor...

Arkasındaki akbaba çocuğun ölmesini bekliyor... Fotoğrafı çeken Kevin Carter, fotoğrafı çeker çekmez oradan ayrılıyor(çocuğa yardım etmemesinin nedeni bulaşıcı hastalıkmış) ve kimse çocuğa ne olduğunu bilmiyor.
HAFTANIN FIKRASI

"Amerikan, İngiliz ve Türk Maliye Bakanları bir araya gelmiş.

ABD Maliye Bakanı demiş ki; "Biz memura ortalama 1400 dolar veriyoruz, onlara lazım olan 1000 dolar, kalan 400 dolarla ne yapıyorlar, bilmiyorum."

İngiliz söze karışmış; "Biz de 1500 paunt veriyoruz, lazım olan 1000 paunt, 500’ü ne yapıyorlar, bilmiyoruz."

Sonra Türk Bakan konuşmuş; "Biz ortalama 500 YTL veriyoruz, lazım olan 1000 YTL. Geri kalan 500’ü nereden buluyorlar, bilmiyoruz."